Deniz ile Denizci

Yaşamın hep bir umut boyu ötesindeydi deniz

Hep bir arpa boyu gerisinde belki

Nerede olduğunun ne önemi vardı ki

 

Bir güneş doğuşu kadar monotondu

Bir kuş ötüşü kadar amiyane

Kırık bir vazonun içindeki

Çiçek gibi soluksuz

Kendi mavi içi ateş kırmızısı

Güneşte üşür

Gölgede yanar

İçinde hep bir sessizlik kanar

 

Büyülü bir çift göz gibi süzerken ufkunu

Yanı başında bir yelkenli bitti

Denizin aklı başından gitti

 

Rüzgâr boyun eğdi denize

Yelkenli sustu acizce

Bir yel beklerken denizci

İlk defa neşeli bir ses duydu

Sesi önce avuçlarına aldı

Denizin istediği de buydu

 

Okyanuslardan süzülüp gelmişti

Üzülmemeyi öğrenmişti

 

Bir yangın gibi yağdı gökyüzünden

Unuttu yolunu bir deniz yüzünden

Büyüsüne kapılıp yüreğine aldı

Kaybetmekten hiç korkmadı

 

Yaktı, köz oldu deniz

Bir çift büyülü göz oldu yine

Rüzgâr coştu bunun üstüne

Ne yelken kaldı geriye

Ne de anılardan bir methiye

 

Battı, yitti yelkenli

Ufukta bir denizci kaldı

Deniz onun öldüğünü sandı

O, uzaklardan denize el salladı

Gören olmadı

Yüzünde gülücük, gözlerinde neşe

O, uzaklardan denize yine el salladı

 

Kaybetmekten hiç korkmadı

Bir mesaj yazdı ve şişeye koydu:

Deniz ile Denizci

 

Yaşamın hep bir umut boyu ötesindeydi deniz

Hep bir arpa boyu gerisinde belki

Nerede olduğunun ne önemi vardı ki...

 

 

UD, 23.04.2003

 

Ek bilgiler