Bul Beni Gelinciğim

Gizlenmiş bir gelincik gördüm dün

Yemyeşil yoncaların arasında

Kırmızısını saklasa ruhu görünüyor

Tazeliğini saklasa ezgisi duyuluyor

Sıkı sıkı tutunmuş toprağa

Sanki birilerini bekliyor

 

Yatıp derin bir çukura

Görünen ruhunu çaldım uzaktan

Kelebekleri izledim sonra

Rengârenk kelebekleri

Birbirlerini sobelerlerken

Ne vakit yaprağına konsalar

Diriltip gövdeni destek oldun

Hiç üşenmeden

 

Bin renk olsa, cihanı doldursa

Değişmem artık kızılına alemleri

Yaprağının değil, kalbinin kırmızısına elbette

Bugün olmazsa bulursun beni

Yarın cennette

 

Güz olunca çektin içine rengini

Alıp gövdeni gittin

Herkes gitti

Atı beyaz prens de

Mehmet Amca da gitti

Bir ben kaldım çukurda

Bileti sonsuzluğa kesilmiş ufuk yolcusu gibi

 

Örttü dört bir yanı çiğ taneleri sonra

Belki mahur kar

Belki de soluksuz yağan yağmur

Dışımı kirlettikçe, içimi temizledi yağlı çamur

 

Yatıp derin bir çukura

Görünen ruhunu çalardım uzaktan

Bilmezdi ki gelincik

Görmezdi ki

Sanardı emanet verdiğini

Saltanatını kardelenlere

Oysa onlar da birer bekçiydiler

Kızıl ruhunun bekçisi

Benim gibi

Tenine toprak değse

İçim ağlardı

İçin ağlasa, toprağa gömülürdü göğsüm

 

Yatıp derin bir çukura

Görünen ruhunu çalardım uzaktan

Kimse bilmezdi

Tek masum hırsızlığımdı çünkü

Sen de bilmezdin

Ben de o zamanlar

 

Yel vurdu bir gün

Kuruttu yemyeşil yoncaları

Gözlere serildi güzelliğin

Kıskandırdın goncaları

Sonra gittin

 

Çıktım derin çukurumdan bu gece

Bulmak için ruhunu

Çözülsün artık bu bilmece

Bu kara duman dağılsın

 

Gücüm yettiğince haykırıyorum

Duysun gökler, duysun deniz

Duysun basitliğin sahte gücü

Savrulsun sıradanlık

Müziğin ılıklığı okşasın artık benliğini

Duy beni, duy!

 

Çıktım derin çukurumdan bu gece

Buldum seni içindesin

Görkemli bir şarkının bestesinde

Bir de sen dinle gelinciğim

İçindeyim ben de

Aynı şarkının en ücra güftesinde...

 

UD, 05.06.2004

 

Ek bilgiler